BU AYKI CD OYUN TANITIMIMIZ

DELTA FORCE 2

Bin yılın son günlerini yaşadığımız şu günlerde oyun piyasasında da bir hareketlenme gözlenmekte. Pek çok oyunun uzun zamandır beklenen ikinci ve üçüncü, hatta dördüncü versiyonları bu günlerde teker teker piyasaya sürülüyorlar. Bunlardan birisi de oyunumuz olan, Novalogic’in bir sene kadar önce piyasaya sunduğu real-time savaş stratejisi Delta Force’un ikinci versiyonu olan Delta Force 2. İlk Delta Force piyasaya sürüldüğünde oyuncuların büyük ilgisini çekmişti ve oyuncuya gerçek bir savaş mekanının atmosferini oldukça fazla oranda hissettirebilmişti. Delta Force gerek mekanları, gerek silahları, gerekse ses efektleriyle sizi kolayca savaş ortamına götürebilecek kadar başarılı bir yapımdı. Oyunda yer alan komplike görevlerse usta stratejistler için bulunmaz birer hazine değerindeydi. Oyunumuz olan Delta Force 2, ilk bakışta ilk versiyonundan fazla bir farkı olmayan bir devam oyunu görünümünde. Gerçekten de Delta Force 2’nin ilk versiyonla arasında yeni görevler ve oyuna yeni eklenmiş bir iki silah dışında hiçbir farkı olmadığını söyleyebilirim. Doğrusu bu durum gerçekten de üzücü. Aradan geçen bir sene sonunda aynı konuyu anlatan ikinci oyundan yeni bir şeyler beklemek hakkımız fakat maalesef Novalogic firması bu kez yenilik olayını ve oyuncuların kendilerinden beklentilerini göz ardı etmiş gibi görünüyor

Oyunun maalesef değinebileceğim yenilikleri ve eski versiyonuna eklenmiş olan artı özellikleri bulunmuyor. Bununla birlikte oyunun değişmeyen özellikleri, geçen bir senenin ardından artık büyük birer eksiye dönüşmüş durumda. Bunların başında oyunda yer alan, Novalogic’in geliştirdiği voxel grafik motoruyla hazırlanmış grafikler bulunmakta. Novalogic firması bu grafik motorundan vazgeçmediği sürece çok şey kaybedecek. Voxel grafik motorunun mantığı; oyunculara, 3D kart gerekmeden güzel(!) ve akıcı(!) grafikler sunabilmek. Tabii ki voxel grafikler asla 3D kartlardaki grafik kalitesini yakalayamıyor. Grafiklerdeki pikselleşme 3D kartlı oynarken bile rahatsız edici derecede belirgin. Asıl felaket ise voxel grafikleri normal hızda gösterebilecek bir bilgisayara, yüklü bir banka hesabına sahip kullanıcılar dışında pek fazla kimsenin sahip olamayacağı. Kısacası voxel grafik tekniği kullanan bir oyun, o muhteşem grafikleri(!) 3D kart olmadan görebilmeniz için sizden aşırı hızlı bir sistem istiyor. Ben oyunu ilk önce 32 MB RAM’li, 32 MB TNT2 ekran kartlı bir Celeron-400’de oynadım ve oyun böyle bir sistemde bile resmen süründü. Attığım her adımda oyun Hard Disk’ten yükleme yapıyordu. Bu durum CD’yi CD-ROM’dan çıkarıp afiyetle yememe kadar gidecekti ki birden aklıma işyerimde 64MB-100MHZ’lik bir RAM olduğu geldi. Hemen oracıkta “aklımı seveyim” cümlesini patlatıp sakince bilgisayarımdan uzaklaştım ve öteki gün RAM’i alıp taktım. Yani oyunu 96 MB RAM ile oynadım. Doğrusu sonuç şaşırtıcıydı. Eklenen RAM’in 100MHZ olmasından mıdır yoksa RAM miktarının üç katına çıkmasından mıdır bilmem, oyun neredeyse kesintisiz bir oynanabilirliğe kavuştu. 32 MB RAM ile tam bir kabus yaşatan oyunda, gözle görülür bir hızlanma kaydedildi. Aslında bazı kalabalık mekanlarda ve ince detay çizimlerinin olduğu dürbünlü görünümlerde biraz olsun atlama oluyordu ama bu durum eskisine nazaran oldukça tahammül edilebilir bir nitelikteydi. Uzun sözün kısası şunu belirtmek istiyorum arkadaşlar. Ekran kartınız ne kadar hızlı ve güçlü olursa olsun RAM miktarınızın düşük olması kimi oyunlarda sizi yarı yolda bırakabilir. Aynı durum Kingpin’de de başıma geldi. Gerçi 32 MB RAM ile Kingpin, felaket değil tam bir FATALITY idi :) Ama RAM’i 96’ya çıkarınca oyunu en ufak bir atlama olmadan oynayabildim. Bu arada Kingpin de mükemmel bir oyun. Gerçek hayatı ekrana yansıtmayı oldukça iyi başarmış Xatrix firması. Bence piyasada bulabileceğiniz en gerçekçi FPS; Kingpin, kaçırmayın derim. Biz yine Delta Force 2’ye dönelim isterseniz. Söylediğim gibi oyun, hızlı çalışabilmesi için aşırı yüksek sistem gereksinimleri duyması ve grafiklerinin de 3D kartla bile iç açıcı olmaması nedeniyle oldukça büyük eksilere sahip. Öte yandan oyuna kendinizi bir kaptırdınız mı savaş alanından ayrılmanız gerçekten çok zor oluyor, benden söylemesi. Çünkü savaş atmosferi oyuna çok iyi aktarılmış. Atmosfer olarak oyun dört dörtlük diyebilirim.

Evet zaman geçtikçe bazı şeyler değişecek mi acaba? Kim bilir belki de değişir. Peki ya değişir de değişim eksi yönde olursa? Düşünebiliyor musunuz bir gün geliyor ve 3DFX’li gerçek grafikler eşliğinde kafamıza kaskımızı takıyoruz ve labirentte ilerleyerek hem canavarlardan kaçıyoruz hem de puanları topluyoruz. Pacman yeniden canlanıyor! Evet bence de bu tam bir kabus olurdu. O oyunları oynayıp salaklaşmayana da eşantiyon olarak saçma bir shoot’em up verilirdi herhalde işi garantilemek için, heheh. Tüm bunlar bir yana bence içerik yoksunluğu her konuda artarak sürmekte. İnsan ilişkilerinde, TV programlarında, mecmualarda vs. Şamata ve renk cümbüşü artıyor, diğer yandan içerik, insanları eğitecek, bilgilendirecek ve insan olduklarını hatırlatacak olan muhteva yerini boş sözlere, anlamsız satırlara ve bakışlara bırakıyor. Her alanda bir çöküş ve gerileme yaşanmakta yeni bir çağa girerken. Yazık, çok yazık. Sonun başlangıcı çoktan geride kalmış, tabii görebilene. İlerleme gösteremeyen toplumlar esarete ve yok olmaya mahkumdurlar. Bu kadar sözün ardından Delta Force 2 hakkında bir şeyler duymak isterseniz şunları derim. Alın, oynayın, savaşın, eğleneceksiniz.